Beslenme Diyet

Vejetaryen Çocukların Beslenmesi

Sürekli olarak büyüme ve gelişme gösteren yapıya sahip olan çocuklar için buna paralel olarak enerji ve besin gereksinmesi de haliyle artış göstermektedir. Besinlerin çeşitliliği de önem arz eden bir konu niteliğindedir. Yaş, cinsiyet, büyüme hızı, ırk ve fiziksel aktivite gibi etkenler büyüme ve gelişme hususunda önemlidir.  Büyüme ve gelişmenin en iyi takibi aralıklı sürelerle tartı, boy, baş ve göğüs çevresi ölçümü ile sağlanır. Bunun değerlendirilmesi standardize edilmiş büyüme eğrileri ile yapılır. Beslenme ile ilgili eksikliklerin saptanmasında vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, üst orta kol çevresi ölçümü, deri altı yağ dokusu kalınlığı, boy-tartı oranı ya da baş-göğüs çevresi oranı indekslerine ek olarak laboratuvar taramalarından da yararlanılmaktadır.

Genel olarak çocuklarda karbonhidrat alımı ile ilgili gereksinmeye bakarsak; fazla oranda alımı obeziteye yol açar, buna ek olarak zengin karbonhidrat içeren diyetle beslendiklerinde bağırsaklarda fermantasyondan sorumlu bakteri sayısı hızla artarak ishalle sonuçlanabilir. Eksik alımı söz konusu olduğunda uzun süreli yoksunluk durumunda dokularda enerji ihtiyacını karşılayabilmek için protein ve yağlar kullanılır. Protein ve yağların metabolize olması sonucu oluşan atık ürünlerden olan keton cisimleri kanda fazla miktarda biriktiğinde ise ketoasidoz dediğimiz kişiyi ölüme kadar sürükleyebilen tablo ortaya çıkabilmektedir.

Protein alımı ile ilgili olarak; yenidoğan ve süt çocuklarında günlük protein gereksinimi      2-2,5 gr/kg iken bir yaşından sonrakiler için 1-1,5 gr/kg kadardır. Ayrıcalıklı durum olan prematüre, enfeksiyon hastalıkları, ateşli hastalıklar, ameliyat, yanıklar ya da gastrointestinal hastalık durumlarında gereksinim artmaktadır. Beslenmede yüksek oranda protein olması vücudun enerji gereksinimini arttırmasının yanında proteinlerin yıkımı sonucu ortaya çıkan metabolik ürünlerin atımı için çalışan böbreklerin de iş yükünü arttırmaktadır. Proteinden fakir beslenme ise zekâ geriliğine, büyüme ve gelişmede yetersizliklere, yaraların iyileşmesinde gecikmeye ve hastalıklara karşı savaşmada immün sistemin zayıf kalmasına neden olur.

Yağ alımı ilgili olarak; besinlerle vücuda alınan yağların tamamına yakını emilebilmektedir. Çocuklarda enerji gereksinmesini karşılayacak kadar yağ alınması durumunda yetersizlik belirtisine rastlanmaz. Ancak gereksinimden fazla alınması durumu obezite ve bunun yol açtığı bozukluklara sebep olur.

Vejetaryen çocuklarda;

1-12 yaş grubunda bulunan lakto-ova vejetaryen beslenenlerin büyüme gelişmesi ile normal diyetle sağlıklı bir biçimde beslenen çocukların büyüme ve gelişmesi açısından bir fark yoktur. Katı sayılabilecek vejetaryen diyetle beslenen çocuklarda günlük besin öğeleri alımı iyi planlanmazsa büyüme geriliği yaşanabilmektedir. Yetişkinlere oranla daha küçük mide hacmine sahip olduklarından gereksinimden fazla posa alımı çabuk doymalarına neden olur. Bu sebeple enerji alımında eksiklikler yaşanabilir. Örnek vermek gerekirse kahvaltıda kullanılan tahıl ürünleri, ekmek, makarna gibi karbonhidrat içeriği yüksek besinler, meyve suları, kabuğu soyulan meyve ve sebzeler tüketilerek posa tüketimleri azaltılabilir. Kuru meyve, fındık ve fıstık ezmeleri yüksek enerji verdiğinden enerji açıkları bu şekilde kapanabilir. Diyetlerinde balık ve su ürünleri bulunmadığında mental aktivitelerin yerine getirilmesinde büyük paya sahip olan omega-3 yağ asitlerinin temini keten tohumu, kanola yağı veya soya ürünleri kullanımı ile sağlanabilmektedir. Ek olarak vegan çocukların protein gereksinimi normal diyetle beslenen çocuklara kıyasla daha fazla olabilmektedir. Çünkü diyette kullandıkları protein kaynakları bitkisel besinlerle karşılanır ve bitkisel kaynakların protein sindirilebilirliği daha azdır. Yeterli düzeyde enerji alımı yapılır ve bitkisel besin tüketimi çeşitlendirilirse bir sorun yaşanmaz. B12 vitamini yetersizliği sık rastlanan bir durumdur. Veganlarda ise buna ek olarak kalsiyum yetersizliği de gelişebilmektedir. Demir ve çinko düzeyleri göz ardı edilmemelidir. Yeterli miktarda güneş ışığına maruz kalmayan çocuklarda D vitamini eksikliği sık görülebilir. Bu sebeple yeterli miktarda güneş ışığı alması tavsiye edilir.

Sonuç olarak; sütü ve süt ürünleri, yumurta, sebze ve meyveler, sert kabuklu meyveler, yağlı tohumlar, soya, tam buğday ürünleri ve kurubaklagil içeren ürünleri dengeli ve yeterli bir biçimde tüketmelerine özen gösterilmelidir. Süt ve süt ürünleri yetersiz düzeyde alınıyorsa kalsiyumdan zenginleştirilen süt ve süt ürünleri ve D vitamini ile zenginleştirilmiş besin tüketimine özen gösterilmelidir.  Balık, omega-3 yağ asitlerinden zengin olduğu için haftada en az 2-3 kez tüketilmesi önerilir.

Aslı Yağantekin

1997 yılında İstanbul’da doğdu. 2014 yılında Mehmet Tekinalp Anadolu Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl Marmara Üniversitesinde Hemşirelik Bölümü lisans eğitimini kazandı. 2018 yılında mezun oldu, Temmuz 2018’de Ataşehir Memorial Hastanesinde göreve başladı. Çeşitli servislerde tecrübe kazandı. Çalışırken eş zamanlı olarak Okan Üniversitesinde Yaşlı Bakımı ön lisans programını okudu. 2019 Mayıs ayında Yaşlı Bakımı ön lisans programından mezun oldu. Halen Okan Üniversitesinde Beslenme ve Diyetetik 2.sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı