Aytaşı

Aytaşı

Gökyüzüne bakmayı küçükken evimizin terasında sıcak yaz akşamlarında uyumaya çalışırken adet edinmiştim kendime. Bana göz kırpan yıldızlar, yanıp sönen uçak sinyalleri(tabi o yanıp sönen şeylerin uçak olduğunu büyüdüğümde öğrenmiştim) e pek tabi en heybetlimiz asılı dururdu öylece sonsuz bir tavanda. Bilmiyorum parıltısından mıdır benim alakamı çekmiş olması fakat ona bakarken dalıp giderdim en tatlı uykularıma. Sabah olup güneş tenime deyince oflayarak uyanırdım rüyalarımdan. Bu oflayışlar Ay'ımın gidişine mi yoksa çocuk rüyalarımın bölünüşüne miydi bilmezdim o zamanlar. Güneş ve Ay, Samanyolu'nda birbirini kovalarken ben 'büyümüş' yaz akşamlarıma ay taşırdım. Güneş yorulup düşünce tavandan biz başbaşa kalırdık. Bakar durur benzeşirdik birbirimize. Hep bir yanını gösteren bir yanını gizli tutan, yolunu kaybedenlere ışık olup bazende bulutların ardına saklanan. Ve böylelikle galaksinizde Aytaşı olmayı tercih etmiştim.
Başa dön tuşu