Beslenme Diyet

Alkol ve Beslenme

Alkol ve Alkol Metabolizması Nedir?

Alkol çeşitli karbonhidrat gruplarının mayalanmaya uğraması ile elde edilen bir oluşumdur. İçerdiği alkol miktarına göre içecekleri çeşitli şekillerde sınıflandırmak mümkündür. Örneğin bira alkol oranı düşük bir içkidir. Malt arpa tanelerinin yüksek sıcaklığa maruz bırakılıp filizlenmesi ve daha sonra kavrularak o renge gelmesiyle elde edilmektedir. Üzüm gibi meyvelerden çeşit çeşit şaraplar üretilebilmektedir. (1)

Alkolün Vücutta Sindirimi Nasıl Gerçekleşir?

Alkol basit bir kimyasal molekül olması sebebi ile sindirilmesine gerek yoktur. Diğer besin maddelerine kıyasla mideden sindirilmeden direkt olarak emilebilir. Mide dolu ise ve sindirim işlemi devam ediyorsa eğer alkol ince bağırsağa yavaş bir şekilde geçer, oradan emilerek dolaşıma katılır ve dolayısı ile organlarımıza geçer. Alkol beyine ulaştığı vakit beyin aktiviteleri olumsuz etkilenebilmektedir. Motor sinir sistemi aktiviteleri üzerinde etki göstererek çeşitli davranış değişimlerine ya da geçici konuşma yavaşlamalarına yol açabilmektedir. Alkol karaciğerde parçalanır. Karaciğerde parçalanabilen ve zararsız hale getirilebilen alkol miktarı sınırlı düzeydedir. (1)

Alkolün Etkisi Bireyden Bireye Değişir Mi?

İnsanların vücudunda bulunan su miktarı ne kadar fazla ise bulunan yağ oranı miktarı azalmaktadır. Örneğin genelde erkeklerin kadınlara oranla vücudunda daha fazla miktarda su oranı bulunurken yağ oranı miktarı daha az olabilmektedir. Alkol suda çözünebilen bir madde olduğu için kanda da çözünebilmektedir. Aynı oranda alkol tüketen erkekler ve kadınlar kıyaslandığı vakit işte bu anatomik ve fizyolojik yapı farklılığı sebebi ile kadınlar daha çok sarhoş olabilir. Örneğin Asya kökenli bireylerde alkolü parçalayabilen enzim miktarı daha az olduğundan alkolün etkisi daha fazla görülebilir. Alkol tam olarak parçalanamadığı için de oluşan yan ürünler ortamda birikir ve bireyin yüzünün kızarmasına sebep olabilir.

Buna ek olarak alınan alkol miktarı ilaç metabolizmasında etkili olan birtakım mekanizmaların işlevselliğini de etkileyebilmektedir. Ağrı kesiciler ve anestezik maddeler buna örnek olarak verilebilmektedir. Kronik düzeyde alkol tüketenlerde (haftada birkaç gün ve yüksek dozda) bu ilaçların aktif hale gelmesi beklenen düzeyde olamaz. Anestezik ajanların kullanılacağı ameliyat durumlarında anestezi hekiminin operasyon öncesi alkol tüketim miktarını değerlendirmesi bu sebepten ötürüdür. (1)

Alkolün Beslenme Üzerine Etkileri Nelerdir?

Karaciğer üzerindeki etkisi artık bilinen bir kalıp olmakla birlikte beslenme düzenini de önemli ölçüde etkilemektedir. Alkolün beslenme üzerine etkilerini kısaca dört başlık altında toplayalım:

1-Sindirim fonksiyonu üzerine

Alkol alınması planlanıyorsa genellikle yanında tüketeceğimiz gıdaları da alkole yakışacak yemeklerden olmasına gayret ederiz. Tüketeceğimiz yemekleri seçerken de besin değerinden ziyade ne kadar güzel ve damağa hitap ettiği fikri belirler. Bu da zaten alacağımız alkolün kalorisine ek daha yüksek oranda kalorileri de almamıza sebep olur. Alkol aldığımızdan dolayı da vücudumuz enerji üretebilmek için yiyecekleri değil de tükettiğimiz alkolü kendine besin maddesi olarak seçer. Örneğin; sindirim açısından yüksek besin değeri içeren meyce ve sebzeler yerine alkol önceliği alır. Ayrıca ihtiyacınız olan enerji alkolden karşılandığı için iştahınızda azalma gerçekleşecektir.

2-Emilim fonksiyonu üzerine

Çok sayıda mikro besin maddelerinin emilimini de azaltabilmektedir. En önemlileri Tiamin, Folat’ın folik aside dönüşümünün engellenmesi, demir ve vitamin B12’dir. Fazla miktarda alkol tüketimi B12 vitamini noksanlığına sebep olur.

3-Metabolizma üzerine

Birçok önemli besin maddeleri alkol tüketimi sebebi ile yeterince kullanılamamaktadır. A ve D vitamininin emilimini ve vücudunuzda kullanımını değiştirir. 4-Atılım: Alkol diüretik yani idrar atılımını artırıcı etkilidir. Kandan süzülme olayı böbreklerde alkolün etkisiyle yeterince gerçekleşemez. Bunun sonucunda da yüksek oranda çinko, potasyum, kalsiyum ve magnezyum minerallerinin ve folik asit gibi vitaminlerin idrarla atılımına da yol açmaktadır. (1)

Değersiz Kalorili Gıda Ne Demektir?

Bazı gruptaki gıda ve içecekler kalori bulunmasına rağmen besin değeri açısından fakirdir. Örnek olarak şekerleme, cips, kola gibi gazlı içecekler ve alkollü içecekler verilebilir. Diyetinizde değersiz kalorili yiyeceklerin yer alması tokluk hissine sebep olacağı için esas almanız gereken besin maddelerini almanızı engelleyecektir. Bunun sonucunda da dengesiz beslenme ve bunun yol açabileceği sağlık sorunları eşlik edebilmektedir. Önlemek için aksi belirtilmemiş yahut özellikli bir hastalığınız yok ise protein ve lif içeren diyet uygulamanız gerekmektedir.

ALKOLLÜ İÇECEKLERDEKİ KALORİ MİKTARLARI
BİRA, 355 ML 150 CAL
HAFİF BİRA, 355 ML 100 CAL
CİN, ROM VB. 45 ML 105 CAL
ŞARAP, 150 ML 120 CAL
TATLI ŞARAP, 100 ML 140 CAL

Bazı içeceklerdeki kalori miktarı yukarıda belirtilmiştir. Bu ürünlerin kullanımının azaltılması ya da yerine besin ögeleri açısından zengin gıdalarla beslenme sağlığımızı olumlu yönde geliştirecektir. Besin öğeleri açısından zengin gıdalara düşük yağlı veya yağsız süt ürünleri, meyve ve sebzeler, et ve et ürünleri, tahıllar ve baklagiller örnek olarak verilebilir (1). Yapılan birçok çalışma tüketilen alkol miktarının artmasına paralel olarak gelişebilecek ölüm riski düzeyinde artma olduğunu göstermiştir. İnsülin ya da oral olarak alınan antidiyabetiklerin emilimini ve kullanımını azaltabilir. Kan şekerini düşürebilir. Gebe kadınlar kesinlikle alkol kullanmamalıdır. Anne karnındaki fetüsün kullanması için gereken besin öğelerinin yeterince vücutta kullanılamamasına ve buna bağlı gelişebilecek organ ve fonksiyon bozukluklarına yol açabilmektedir.

Lohusalık döneminde alınan alkol anne sütüne geçer ve bebeği olumsuz yönde etkiler. Günde 1-2 kadeh şarap tüketiminin düzenli ve dengeli beslenildiği takdirde kalp damar hastalıkları oluşumu riskini azalttığı ileri sürülmektedir. Az tüketilen alkol iştahı artırıp sindirimi hızlandırırken fazla alkol tüketimi vücut işleyişini bozar. Çeşitli tahrişe, bölgesel ağrılara ve sonucunda da kusmaya yol açar. Kronik evrede ise gastrit, pankreatitis ve birtakım emilim bozuklukları doğar. Davranışlar, kanda alkol seviyesi arttıkça kontrol edilemez hal alır. Karaciğerde alkolün enerjiye dönüşümü gerçekleştiğinden en çok etkilenen organ olmaktadır. Karaciğer fazla çalıştığından yağlanmaya başlar. Bu organdaki bozukluk akut hepatit ve siroz hastalıklarının oluşmasında etken olabilir (2).  Bununla birlikte sağlıksız gıdaların aşırı tüketimiyle dünyada obezite oranı yükselmiştir ve artmaya da devam etmektedir. Alınan boş kaloriler yağa dönüşerek obezite risk faktörünü tetikleyebilmektedir. Mümkünse tüketilmemesi veya bilinçli tüketimiyle birlikte birçok sağlık sorunun önüne geçilebilir (1).

Kaynakça;

1.Applegate, L.(2011). Sağlıklı yaşam ve yüksek performans için beslenme ve diyet temel ilkeleri. 2.baskı. İstanbul: Medikal Yayıncılık.

2. Alphan, E. (2005). Sağlıklı beslenme sağlıklı lezzetler. 2.baskı. Ankara: Nobel Yayın. 

Aslı Yağantekin

1997 yılında İstanbul’da doğdu. 2014 yılında Mehmet Tekinalp Anadolu Lisesinden mezun oldu. Aynı yıl Marmara Üniversitesinde Hemşirelik Bölümü lisans eğitimini kazandı. 2018 yılında mezun oldu, Temmuz 2018’de Ataşehir Memorial Hastanesinde göreve başladı. Çeşitli servislerde tecrübe kazandı. Çalışırken eş zamanlı olarak Okan Üniversitesinde Yaşlı Bakımı ön lisans programını okudu. 2019 Mayıs ayında Yaşlı Bakımı ön lisans programından mezun oldu. Halen Okan Üniversitesinde Beslenme ve Diyetetik 2.sınıf öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı