İş Sağlığı Hemşireliği

Dünyada İş Sağlığı Ve Güvenliğinin Gelişimi

İş sağlığı ve güvenliği (İSG)  kavram ülkemizde yeni gelişen  bir kavram olsa da tarihi milattan önceki yıllara dayanır ve taş devri, maden devri, sanayi devrimi gibi tarih çağlarını olgunlaştıran  durumlarla paralel olarak gelişimi günümüze kadar devam eder. İş sağlığı ve güvenliği konusunun gelişimine bakarsak dönemlerine damgalarını vuran birçok bilim adamının çalışmalarını örnek göstermek gerekir. Özellikle Antik Yunan’da ilk adımı atılan İSG tarihi sonrasında Avrupa ve tüm dünyaya uğramıştır.

Milattan Önceki Gelişmeler

Aristoteles (M.Ö.384-322) : Koşucuların hastalıklarından söz etmiş; gladyatörler için diyet tanımlamıştır.

Heredotos (M.Ö.484-420) : İlk kez işçilere yeterli besin verilmesinin üzerinde durmuştur.

Hippokrates (M.Ö.460-377) İlk kez kurşunun zararlı etkileri üzerinde durmuştur. Felç ve görme bozuklukları ile kurşuna maruz kalma arasındaki ilişkiyi ortaya koymuştur.

Nicander (M.Ö.200) : Kurşun zehirlenmesi ile karın ağrısı, kabızlık ve yüz solukluğu arasındaki ilişkiyi açıklamıştır.

Plautus (M.Ö.254-184): Bazı esnaf ve sanatkarların çalışma pozisyonlarından ileri gelen vücut görünüm bozuklukları (malformasyonlar) ile ilgili bilgi vermiştir.

Milattan Sonraki Gelişmeler

Büyük Plinius (M.S.23-79) : Tehlikeli tozlara maruz kalanların, kendilerini korumaları için maske kullanmalarını önermiştir. Kurşun  ve kükürdün zehirli etkilerini göz önünde bulundurmuş ve ilk kişisel koruma aracı olan deri maskeleri yapmıştır.

Galenos (M.S.130-210) : Kurşun zehirlenmelerinin patolojisini ve bakır ocaklarındaki asit buharının zararlarını incelemiştir.

Paracelsus (1493-1541) : Bütün maddeler zehirdir. Zehir olmayan hiçbir madde yoktur. Zehir ve ilaç arasındaki farkı doz belirler.

Agricola (M.S.1494-1555): Madenciler ve onların hastalıklarına ilişkin olarak gözlemlerini ilk yayınlayanlardandır. Tozun zararlı etkilerini, kendi deneyimleri ile saptayarak, korunma çarelerini aramış; yeraltında havalandırma yapmayı, işçilere maske kullandırmayı önermiştir. 1556 yılında yayınlanan De Re Metallica (Madenler Üzerine ) adlı kitabında metal üretme sürecini anlatmıştır.

Paracelsus (1493-1541): Madenlerde işyeri hekimi olarak çalışmaya başlamış ve Madencilerin meslek hastalıkları ve korunma yolları hakkında kitap yazmıştır. Toksikolojinin kurucusu sayılır.

Bernardino Ramazzini (M.S.1633-1714):İş sağlığının babası olarak anılan İtalyan bilim adamı kendisinden öncekilerle birlikte, kendisinin meslek hastalıkları ile ilgili gözlemlerini ünlü kitabı De Morbis Artificum Diatriba’da (Meslek Hastalıkları Üzerine ) anlattı. Ayrıca iş sağlığı konusunda bazı temel ilkeler getirdi. Meslek hastalıkları ile işçinin yaptığı iş arasındaki bağlantıyı tam olarak ortaya koymuş hastalara mesleğinin sorulması gerektiğini vurgulamıştır.

Sanayi Devrimi Dönemindeki Gelişmeler

18. yüzyılın ilk yarısı içerisinde ilk olarak İngiltere’de ortaya çıkan Sanayi Devrimi ile üretim süreci büyük bir değişime uğramıştır. Küçük zanaatkârlıkların atölyelere ve daha sonra ise; gelişen teknolojiyle birlikte büyük makinelerin yer aldığı fabrika sistemine geçişiyle üretilen ürün miktarında büyük artışlar gözlenmiştir. Fabrikaların artışıyla baş gösteren doyumsuz üretim isteği çalışanların sağlıksız koşullarda uzun süre çalışmalarına sebep olmuştur. Bunun sonucunda iş kazaları ve meslek hastalıkları büyük sorun haline gelmiştir.

Edwin Chadwick : Çalışan nüfusun sağlık durumu ortaya koymak için hazırladığı raporla çevre ve barınma koşullarının insan sağlığı için önemine değinmiştir.

Friedrich Engels: Engels, Manchester’da emekçilerin yaşam ve çalışma koşullarına ilişkin edindiği izlenimlerini, Chadwick Raporu ve bu dönemde İngiltere’de yayınlanan diğer çalışmalardan da yararlanarak,1844’te İngiltere’de işçi sınıfının durumu anlatan bir kitap yayınlamıştır.

Percival Pott : Çalışma koşulları ve ortamdaki zararlı maddelerin hastalıkla ilişkisini saptamış ve kanser ile mesleki faktörlerin ilişkisini üzerinde durmuştur. 1775 yılında, baca temizleyicilerinin “is” nedeniyle skrotum kanserine yakalandıklarını saptayan İngiliz hekimdir. Bu çalışma sonucunda İngiliz parlamentosu 1788 yılında Baca Temizleyicileri Yasasını çıkarmıştır.

Yine ingilterede  1802-1833-1844 yıllarında Fabrikalar Yasaları çıkmış ve çalışma yaşında, günlük çalışma süresi gibi konulara sınırlamalar getirilmiştir.

ILO (Uluslar Arası Çalışma Örgütü ):Uluslararası Çalışma Örgütü ya da ILO, ülkelerdeki çalışma yasalarında ve bu alana ilişkin uygulamalarda standartları geliştirmek ve ileriye götürmek gibi bir amaçla 1919 yılında kurulan kuruluştur. Merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunmaktadır. Türkiye 1932 yılında ILO’ ya üye olmuştur.

WHO (Dünya Sağlık Örgütü) : 1945 yılında Cenevre’de kurulmuştur. İnsan sağlığının en üst düzeye çıkmasını amaçlar. Hükümetler ve meslek grupları ile işbirliği yapar. Türkiye 1948 yılında WHO’ya resmen üye olmuştur.

OSHA-EU : Avrupa’da ise OSHA-EU’nın kuruluş amacı, Avrupa Birliğinde işyerlerinin daha sağlıklı, güvenli ve üretken olmalarına katkıda bulunmaktır. Merkezi İspanyadadır. Türkiye OSHA-EU’ya aday ülke olarak gözlemci statüsünde katılmaktadır.

 KAYNAKLAR

acikders.ankara.edu.tr

www.erbakan.edu.tr

Emre Yıldız

Merhabalar ben Emre. Hemşireyim. Anadolu öğretmen lisesinden mezun olduktan sonra. Marmara üniversitesinde hemşirelik bölümünü bitirdim. Şuan işyeri hemşireliği yapıyorum. Mesleğimle mutluyum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu